İdealler sarayı

13/6/2008 · Kategori: AILE VE YETENEK SORUNLARI

İdealler sarayı

 

Aileyi anne, baba ve çocuklar meydana getirir. Çocukların sorunu mutlaka eşleri de etkiler. Özellikle çocuklar büyüyüp yetişmiş bir delikanlı olduğunda ciddi bir sevgi, ilgi ve tâkip gerekir. Gençlerin en büyük sorunları ise, “yetenek problemleri"dir. Bunun aşılması için anne ve babanın üzerine düşeni yapmaktan bir an geri durmaması şarttır. Aslında yetenek sorunları, doğrudan eşlerin kendilerinde de bulunabilir. Sorunlarınızla savaşmak ve daha mutlu bir dünya kurmak için kişisel gelişiminize büyük önem vermek zorundasınız.

Gençlik yıllarımızı rengarenk idealler süsler. Liseyi ve üniversiteyi başarıyla bitirip, daha yükseklere çıkmayı düşünürüz. Gözümüz zirvelerdedir. Master ve doktora yapmayı, hatta daha ilerilere çıkmayı hedefleriz.

Kitaplarla dolu bir çalışma odamız, bilgisayarımız, ders araç ve gereçlerimiz olsun isteriz. Özel yeteneklerimizi geliştirmek için zaman ayırmanın, dil kurslarına gitmenin, belki müzikle veya bir başka sanat dalıyla ilgilenmenin, içimizdeki kabiliyetleri fonksiyonel hâle getirmenin plânlarını yaparız.

Zirvelerde olanlara imrenerek bakarız. Onların olduğu yerlerde biz neden olmayalım, deriz. Arkasından iyi bir iş, tabiî ki mutlu bir yuva, ev, araba ve coşkuyla çalışan, her geçen gün yepyeni başarılara imza atan birisi olmayı düşleriz.

Sadece okuyan gençler midir içinde türlü türlü hedefler besleyen, renkli ideallerin hayalini kuranlar? Tahsilini yarım bırakıp veya liseyle yetinip çalışmaya başlayan gençlerin de gönlünde nice aslanlar yatar. İşinde en başarılı noktaya gelmek, bir yerde çalışıyorsa kendi işini kurmak, ötelere yücelmek hemen her gencin idealidir. Bazen kendi hâlinde ve yeteneksiz sandığımız bir gencin yüreğine girseniz, nice sırça sarayın özlemiyle yanıp tutuştuğunu göreceksiniz.

Duayı ihmal etmeyin

13/6/2008 · Kategori: AILE VE PSIKOLOJIK PROBLEMLER

Duayı ihmal etmeyin

 

Davranışlarında anormallik sezilen bir kimsenin tedavisi için başvurulan yollardan birisi, cin ve muska işleriyle ilgilenen bir hocaya gitmektir. Başlangıçta böyle bir tercihe hastanın itiraz ettiği olabiliyor. Ancak sıkıntının uzaması ve bir türlü aşılamaması üzerine bu itiraz uzun süreli olmuyor.

Ülkemizde cinci ve muskacı hoca enflasyonu var. Neredeyse bütün şehirlerimizde, hatta köylere varıncaya kadar bu işlerle ilgilenen yığınla hoca bulmak mümkün.

Psikiyatristler, hastaların mutlaka hocaya götürülmesini tavsiye etmedikleri gibi itiraz da etmiyorlar. Bu tavırlarını şöyle açıklıyorlar:

“Psikolojik problemin aşılmasında kişinin bakış açısı ve tavrı çok önemli. Eğer hasta çarenin bir hocaya gitmekte olduğuna inanıyor ve bundan dolayı bir rahatlama hissediyorsa bunda bir sakınca yok. Çünkü önemli olan onun iyileşeceğine inanması. Ayrıca bir hasta kendisini ille de hocaya gitmeye şartlandırmışsa onu da denemesinde bir sakınca olamaz. Ancak gidilen hocanın samimî, güvenilir ve tecrübeli olması gerekir.”

Yıllardır bizzat görerek veya başkalarının izlenimlerini dinleyerek vardığım sonuca göre söz konusu hocalar ikiye ayrılıyorlar.

Bir kısmı, hastanın durumunu büyütüyor, evham veriyor, öyle bir umutsuzluk tablosu çiziyor ki, hastanın derdi ikiye katlanıyor. “Ama şu kadar para verirseniz ben sizi kurtarırım” diyerek asıl niyetini açıklıyor. Bunlar içinde doğru dürüst Kur'an okumasını ve Arapça muska yazmasını bilmeyenler bile var. Gariptir. Sonuçta hastanın kanaatı önemli olduğundan bazen iyileştiğine inanan bir hasta o ehliyetsiz hocanın abartılı bir şekilde reklâmını yapıyor. Yanlış ediyor. Oysa hoca Arapçadan ve temel dinî bilgilerden habersiz.

Bir kısmı ise, gerçekten meseleye vakıf. Hastaya evham vermiyor, hatta olduğu hâli bile ifade etmiyor. Sadece okuyup ayet ve hadislerden aldığı duaları yazıp muska olarak hastaya veriyor. Hatta bazı duaları okuması için öğretiyor. Paraya önem vermiyor. Hasta ne kadar verirse kabul ediyor, pazarlık yapmıyor. Bunlara gitmek, hastanın iyileşmesine katkıda bulunabilir. Ancak doktor tedavisini de kesinlikle bırakmamak gerekir.

 Kur’an ve Cevşen çok etkili

Dua ve okuma tedavisini hocayla sınırlı tutmamak lâzımdır. Psikolojik sıkıntısı olanlar, Kur'an'dan ve hadislerden, Cevşen'den bazı duaları seçerek her gün okuyabilirler. Mutlaka olumlu etkisi olacaktır. Çünkü, adına “rukye” denilen bu uygulama Peygamberimiz (a.s.m.) tarafından yapılmıştır.

Bunun için her gün Fatiha, Felâk, Nâs ve İnşirah sureleri ile Ayete'l-Kürsi okunup hastaya üflenebilir. Ayrıca “Rabbi'şrahlî sadrî. Ve yessirlî emrî. Va'hlül ukdeten min lisânî ya'fkahû kavlî” (Taha:25-28) âyetleri hastaya veya içeceği suya okunabilir. Yine Büyük Cevşen'de bulunan Sekine bölümü, yine Büyük Cevşen'deki salâvatlardan biri olan “Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin tıbbi'-l kulûbi ve devâihâ ve âfiyeti'l-ebdâni ve şifâihâ ve nuri'l-ebsari ve zıyaihâ ve alâ âli Muhammed.” şeklindeki salâvatı okumak çok tesirlidir. Ayrıca Cevşen'in ve Tahmidiye'nin tümü psikolojik problemlerde müthiş bir etkiye sahiptir. Bilhassa, Cevşen'in 20. bölümündeki on cümle fevkalâde önemlidir.

Daha başka birçok dua var. Ama bu kadarı yeterlidir. Biz bunları güzel bir niyetle, tam bir ihlâsla, derdimizi Rabbimize açarak okursak inşaallah şifaya kavuşuruz. Çünkü her şey Onun iradesi ve inayeti dahilindedir. Hiçbir cin, hiçbir hoca, hiçbir problem Onun takdirini aşamaz.

Bu saydığımız duaların sayısı ne olacaktır? Kaçar defa okumamız gerekir?

Sekine'yi 19 defa okumamız önemlidir. Ancak zaman ve imkân bulamayanlar, hiç değilse en az bir defa saydığımız duaların tümünü veya bir kısmını okusunlar. Eğer arttırmak isterlerse 3, 5, 7 gibi tekli sayılar hâlinde okusunlar.

Psikiyatrik tedavi, çok zorlu ve uzun zaman aldığı için hastanın çevresindekilerin çok dikkatli olmaları gerekir. Hastalığın tedavisi için uygulanan usulleri, yeni gelişmeleri dikkatle izlemelidirler. Eskiye göre çok büyük gelişmeler var. Sadece psikiyatrik konular için hazırlanmış internet siteleri bulunuyor. Psikolojik problemler sık sık TV'lerde uzmanları tarafından ele alınıp izleyenler bilgilendiriliyor. Konuyla ilgili çok sayıda kitap var. Bu konuda gözü yumulu olmamak, daima araştırıcı olmak icab ediyor. Aksi takdirde psikolojik problem merkezden çevreye doğru uzayıp giden acılar ve gözyaşları yumağı olmaya devam eder. Ne kadar kısa sürede kontrol altına alınır, tedavi edilirse o kadar iyidir. Madem bu problem derin yaralar açıyor, tedavi etmek için de elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

« Önceki :: Sonraki »

Genel